Spor Salonunu Çantaya Sığdıran, Antrenörü Cebine Koyan Girişim: CatchPad
Spor teknolojileri hızla büyüyen yeni bir sektör hâline geliyor. Sensör teknolojileri, veri analitiği ve yapay zekâ destekli sistemler antrenman biçimlerini dönüştürürken spor deneyimi de giderek daha ölçülebilir ve kişiselleştirilebilir bir yapıya evriliyor. CatchPad’in kurucusu Ahmet Sancaktutan ile yaptığımız sohbette, antrenmanı veriye dönüştüren bu teknolojinin ortaya çıkış hikâyesini ve arkasındaki mühendislik yaklaşımını konuştuk.
Spor Teknolojileri Pazarı Büyüyor
Spor teknolojileri küresel ölçekte hızla büyüyen sektörlerden biri.
• Global sports tech pazarı: $20+ milyar
• Yıllık büyüme oranı: %20 civarı
• En hızlı büyüyen alanlar:
- Performans analitiği
- Fitness teknolojileri
- Spor veri platformları
-
Giyilebilir teknolojiler
Bu büyüme, sporun giderek daha fazla veri ve teknoloji ile birleştiğini gösteriyor.
Spor Teknolojisinin Yeni Oyuncuları
CatchPad ilk bakışta bir spor ekipmanı gibi görünse de kurucularının onu konumlandırdığı yer çok daha farklı: bir performans teknolojisi platformu.
Sancaktutan’a göre spor yalnızca başlangıç noktası.
İnsan hareketinin sporun ötesinde eğitim, rehabilitasyon, sağlık ve bilişsel gelişim gibi alanlarla kesiştiğini söyleyen Sancaktutan, CatchPad’in tam olarak bu kesişim alanında konumlandığını anlatıyor. Amaçları yalnızca bir antrenman cihazı üretmek değil; hareketi ölçülebilir ve anlamlandırılabilir veriye dönüştürmek.
“Kendi gelişimini gören tekrar motive oluyor. Sınırları zorlamak ve potansiyeli keşfetmek artık kaçınılmaz.”
Bir Spor Salonundan Taşınabilir Teknolojiye

CatchPad’in hikâyesi oldukça basit bir fikirle başlamış. Sancaktutan ve ekibi başlangıçta insanları spora daha fazla teşvik eden, daha interaktif ve farklı bir spor deneyimi sunan bir alan kurmayı hayal ediyordu.
Ancak teknoloji hızla gelişirken spor endüstrisinin bu gelişmeden diğer sektörler kadar yararlanamadığını fark ettiler. Bu durum spor teknolojileri alanında önemli bir fırsat olduğunu gösteriyordu.
Başlangıçta sistem kendi spor salonları için geliştiriliyordu. Fakat kısa süre içinde bunun ölçeklenebilir bir model olmadığını gördüler. Sürekli yeni alanlar kurmak yerine bu deneyimi taşınabilir hâle getirmenin daha doğru olacağını düşündüler.
Böylece interaktif spor salonu fikri zamanla çantaya sığan bir ürüne dönüştü.
“Interaktif spor salonu fikri zamanla çantaya sığabilen bir teknolojiye dönüştü.”
Sadece İnsan Hareketi Değil, Zihni de Veriye Dönüşüyor
CatchPad performans teknolojisi, insan hareketi analitiği ve interaktif antrenman sistemlerinin kesişiminde konumlandırıyor. Sancaktutan’ın ifadesiyle CatchPad; beyin ve bedeni birlikte çalıştırıyor, eşsiz deneyimiyle duyguları da harekete geçiriyor.
Sistem donanım destekli olsa da temelinde yazılım bulunuyor. Sensörler aracılığıyla hareket ölçülüyor, veri analiz ediliyor ve kullanıcıya performans gelişimi hakkında geri bildirim sağlanıyor.
Platform artık donanımdan bağımsız da çalışabiliyor. Mobil cihazlar üzerinden interaktif ve oyunlaştırılmış antrenman deneyimi sunabiliyor.
Bu nedenle CatchPad yalnızca bir ürün değil; farklı donanım seviyelerinde veya tamamen yazılım üzerinden çalışabilen bir insan performansı platformu olarak tanımlanıyor.
Sensörler, Yapay Zekâ ve Gerçek Zamanlı Veri
CatchPad’in teknolojik altyapısı tek bir cihazdan çok katmanlı bir sistemden oluşuyor.
Platform; yüksek hassasiyetli temas, hareket, denge ve kuvvet sensörleri, görüntü işleme teknolojileri ve yapay zekâ destekli veri analitiği ile çalışıyor. Kablosuz iletişim sayesinde veriler milisaniye seviyesinde işleniyor ve mobil uygulama üzerinden kendi bulut sunucularına aktarılıyor. Burda yapay zekâ devreye giriyor: Veriler analiz ediliyor, kişiye özel gelişim raporları ve antrenman önerileri oluşturuluyor.
Ancak Sancaktutan’a göre sistemin en önemli farkı veri üretmek değil, veriyi anlamlandırmak.
“Her hareket veriye, her veri gelişime dönüşüyor.”
Dijital Antrenör Dönemi
CatchPad kullanıcıya yalnızca skor göstermiyor.
Sistem milisaniye seviyesinde reaksiyon süresi, çeviklik, dikkat ve karar verme performansı gibi metrikleri analiz ediyor. Kullanıcının güçlü ve zayıf yönleri belirleniyor, gelişim trendi ortaya çıkarılıyor ve kişiselleştirilmiş antrenman önerileri sunuluyor.
Sistem zamanla kullanıcıyı tanıyor ve antrenmanları buna göre adapte ediyor.Böylece sporcu, adeta kendi dijital antrenörüyle çalışıyor.
”Gelecekte her sporcunun, kendi dijital antrenörü olacak.”
Hibrit İş Modeli
CatchPad’in gelir modeli hibrit bir yapı üzerine kurulu.
Donanım satışı, dijital platform aboneliği, kurumsal çözümler ve deneyim alanları bu modelin temel bileşenleri.
Donanım pazara giriş noktası olsa da asıl değer platform tarafında oluşuyor. Yazılım abonelik modeli sayesinde sistem büyüdükçe sürdürülebilir bir gelir yapısı ortaya çıkıyor.
Türkiye’de Üretilen Bir SportsTech
CatchPad tamamen Türkiye’de geliştiriliyor ve üretiliyor.
Elektronik tasarım, yazılım geliştirme ve ürün mühendisliği süreçleri şirketin kendi ekibi tarafından yürütülüyor.
Donanım üretiminde en büyük zorluk ise yalnızca cihaz üretmek değil; aynı anda donanım ve yazılım geliştirmeyi gerektiren çok disiplinli bir süreci, sınırlı kaynaklarla ve zamanla yarışarak yönetmek olmuş.
Sancaktutan’a göre bugün geriye baktıklarında en büyük kazanımları yalnızca ürün değil, kopyalanması zor mühendislik bilgi birikimi, ekip kültürü ve edinilen deneyim.

Global Sahne
Bugün CatchPad 46’dan fazla ülkede kullanıcıya ulaşmış durumda.
Küresel büyüme stratejisi distribütör ağları, deneyim alanları ve spor-eğitim partnerlikleri üzerinden ilerliyor.
CES, WebSummit, MWC, Vivatech gibi uluslararası teknoloji sahnelerinde yer almak da girişimin global görünürlüğünü artıran önemli adımlar arasında.
“Global sahnelerde alkış almak güzel. Ama asıl motivasyon, bir antrenörün, özellikle de bir anne babanın teşekkürü.”
Geleceğin Performans Teknolojileri
Sancaktutan’a göre spor teknolojileri önümüzdeki yıllarda çok daha geniş bir alana yayılacak.
Antrenman yalnızca fiziksel performansla sınırlı kalmayacak; bilişsel performans da sporun ayrılmaz bir parçası hâline gelecek.
Gelecekte her sporcunun kendi yapay zekâ destekli antrenörü olacak ve spor teknolojisi giderek insan performansı teknolojisine dönüşecek.
CatchPad için ise spor yalnızca başlangıç noktası.
Uzun vadede hedef, hareketin ve düşüncenin olduğu her alanda kullanılabilecek bir insan performansı ekosistemi kurmak.
“Gelecekte her sporcunun dijital antrenörü olacak.”
CatchPad’in Kullanım Alanlar
CatchPad yalnızca spor salonları için geliştirilmiş bir teknoloji değil.
Bugün farklı alanlarda kullanılabiliyor:
-
Spor kulüpleri, koçlar ve sporcular
-
Altyapılar, akademiler ve spor okulları
-
Fitness merkezleri, personal trainerlar ve fitness tutkunları
-
Fizyoterapi, rehabilitasyon ve özel eğitim (ergoterapi)
-
Okullar, öğretmenler ve hareket eğitimi programları
Bu geniş kullanım alanı platformun ölçeklenebilirliğini artırıyor.
Ahmet Sancaktutan’ın Girişimcilik Felsefesi
"Benim için girişimcilik, öğrenilenleri değer yaratacak şekilde birleştirme yolculuğu. Donanım, yazılım, veri… Hepsini bir arada geliştirmek kolay değil, ama sabır ve vizyonla mümkün. Sonuçta teknoloji, insanın yerine geçmek için değil, potansiyelini açığa çıkarmak için var"
Ahmet Sancaktutan’a Göre Spor Teknolojisinin Geleceği
Ahmet Sancaktutan’a göre spor teknolojilerinde üç büyük dönüşüm yaşanacak:
• veri odaklı antrenman sistemleri
• yapay zekâ destekli kişisel antrenörler
• bilişsel performans ölçümü
Spor teknolojisi giderek insan performansı teknolojisine dönüşüyor.
Ahmet Sancaktutan’ın Perspektifi
Ahmet Sancaktutan'ın Perspektifi
-
Motivasyon: İnsanların içindeki potansiyeli eşsiz bir deneyimle ortaya çıkarmak ve geliştirmek.
-
En Zor Süreç: Kısıtlı kaynaklar ve zamanla yarışırken, rakip teknolojilerle rekabet etmek.
-
Uzun Vadeli Hedef: CatchPad'i spor ürününden, yetenek keşfi ve gelişimi sağlayacak bir insan performansı platformuna dönüştürmek.


Share:
Yapay Zeka ile Değişen Spor Dünyası